Jinekolojik ağrılar (adet öncesi, cinsel ilişki sırasında duyulan ağrılar) kadınların sağlık sorunları içinde çoğunlukla ihmal ediliyor. Kadınların yaşam kalitesini bozsa da üzerinde fazla durulmuyor.
Jinekolojik kontrollere ne zaman başlanmalıdır?
Genç kızlığa ilk adım olarak nitelenen adet görme başlangıcında kişinin
ilk jinekolojik değerlendirmesinin yapılması ideal. Ancak bunun
gerçekleşmediği durumlarda en geç cinsel aktiflik kazanıldığında (ilk
cinsel ilişki) yapılacak jinekolojik değerlendirme, gerek sağlık
sorunlarının erken saptanması gerekse hastanın daha sonraki yaşamında
gerekli koruyucu bilgi ve önerilerin verilebilmesi açısından önerilir.
Hangi sıklıkta jinekoloğa gidilmelidir?
Herhangi bir şikayeti olmayan her kadın yılda bir kez jinekolog
kontrolüne başvurmalı. Bunun yumurtalık ve rahim ağzı kanserlerinin
erken tanısından, henüz belirti vermemiş hastalıkların bulunmasına kadar
sayısız yararları mevcut.
Ağrılar nelerden kaynaklanır?
- Rahim dışı nedenlere bağlı ağrılar: Rahim içini
döşeyen dokuların rahim dışında yerleşmesi ve adet sırasında aynen rahim
içi gibi gelişme ve kanama göstererek ağrıya sebep olduğu
‘endometriosis’ hastalığı, karın içinde daha önce geçirilmiş
enfeksiyonlar ya da cerrahilere bağlı yapışıklıklar, yumurtalık
kistleri, yumurtalık tümörleri, dış gebelik, rahim ve/veya tüplerin
iltihabi hastalıkları, yumurtalığın doğumsal rahatsızlıkları ve pelvik
varis olarak adlandırabileceğimiz dolaşımsal bozukluklardan kaynaklanır.
Ayrıca adenomyosis (rahim içi bezlerin rahmin kas tabakaları arasında
yerleşmesi), kronik rahimiçi iltihabı, yumurtlama ve hormonal
değişikliklere bağlı ağrılar, rahim ağzı darlık/yapışıklıklarına bağlı
ağrılar, rahim ya da rahim ağzındaki polipler, myomlar, spiral varlığı
ve pelvik relaksasyon dediğimiz üreme organları bölgesinde kas ve destek
dokularının esneme ve yıpranmasına bağlı olarak meydana gelen
sarkmalar…
- Rahim dışı nedenler: Ürolojik kaynaklı olanlardır. Mesane tümörleri, kronik idrar yolları iltihapları, mesanenin çeşitli nedenlere bağlı iltihabi durumları, idrar yolu taşları ve bazı mesaneye ait sinirsel nedenler bunların başlıcaları.
- Kas iskelet sistemine ait olanlar: Karın ön duvarının kas ağrıları, omurga problemleri, duruş bozuklukları, çeşitli fıtıklar ve kasların hastalıkları bunlardan bazıları… Pelvik ağrı nedenleri araştırılırken akılda tutulması gereken bir diğer kaynak da sindirim sistemi… İnce ve kalın bağırsakların tümörleri, bağırsak tıkanıklıkları, kolitler, divertiküller ve diğer bazı sindirim problemleri hastaya kasık ve karın ağrısı şikayeti duyurabilir.
Belirtilerin görmezden gelinmesinin sonuçları ne olur?
Sadece hastanın yaşam kalitesini bozmakla kalmayıp yaşamını tehdit eder
boyutlara varabilir.

