Ortalama Amerikan beslenme şeklinden uzak durmak, saç dökülmesine
karşı en iyi savunma şekillerinden biridir. Hindi, tavuk, balık,
kırmızı et (sadece ara sıra) ve soya ürünleri gibi protein kaynakları;
meyve, sebze ve fasulye çeşitlerinden alman kompleks karbonhidratlar;
zeytin yağı ve aşağıda listelenen bazı kuru yemişlerden çıkarılan tekli
doymamış yağlar arasında kurulan bir denge, saç kaybına karşı etkili bir
beslenme şeklini size sağlayacaktır. Uygun bir beslenme şeklini
izleyerek, saç kaybına karşı ilaç ya da bitkisel terapiler kullanırken
başarı şansınızı oldukça artırabilirsiniz. KARBONHİDRATLAR
Çokça meyve, sebze ve fasulye çeşitleri yiyin.
Patates, makarna ve ekmeği düzenli bir şekilde yemeyin. Bunlar direkt olarak glikoza dönüşür ve vücut şekeriniz önce hızla yükselir ve sonra düşerken, ensülini dramatik seviyelere çıkarır. Bu durum hormonal fonksiyonların düzgün işleyişini tehlikeye atar. Bu yiyecekleri diyetinizde asgari miktarlarda bulundurun.
Tekli doymamış yağlar
Sadece aşağıdaki yağları, ya meyve/kuruyemiş gibi bütün halinde ya da
ekstre edilmiş şekilde tüketin: ekstra zeytin yağ, badem, avokado,
macadamia fındığı, cashew, fıstık, pecan ve fındık yağları.
Alkol
Alkol az miktarda kullanılmalıdır; günde bir içkiden fazlası tavsiye
edilmez. Fazla alkol tüketimi, çinko, folik asit, C ve B vitaminleri
gibi yaşamsal besleyicileri vücuttan çalar. Alkol bir diüretik gibi
davranır ve vücutta ciddi su kaybına neden olabilir;
bu da kafa derisinin durumunu, dolayısıyla saç çıkmasını doğrudan
etkiler. Alkol ayrıca, kan şekeri seviyelerine ve hormonlara da zarar
verir.
Kafein
Kafeini sınırlı miktarda alın. Kafeinin uzun süre boyunca alımı, vücutta
B ve C vitaminleri, çinko ve potasyum eksikliğine yol açar. Bu durum,
kan dolaşımındaki yaşamsal önem taşıyan besinlerin tüketilmesine neden
olacak şekilde adrenalin bezlerini zorlar, bu da DHT seviyelerine ters
etki eder.
Nikotin
Nikotin kullanımından kaçının. Vücudun önemli besinlerini tüketir ve
uzun süre kullanımı adrenalin bezlerinde aşırı zorlanmalara neden olur.
Kan şekerinizi dengede tutun
* Eğer fazla kilolu değilseniz, vücudunuz ensülini daha etkili
kullanır.
* Günde beş ya da altı öğün yiyin: kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri ve
her öğün arasında hafif bir şeyler yiyin; arzu edilir ya da ihtiyaç
duyulursa gece de atıştırın.
* Bir şey yemeden üç saatten fazla süre geçmesine izin vermeyin.
* Rafine ve işlenmiş yiyeceklerden kaçının. Bütün ve doğal yiyecekler
vücut tarafından daha yavaş ve eşit bir şekilde kullanılır, bu da
istikrarlı şeker seviyelerine imkan sağlar.
* Pasta, kurabiye, börek, dondurma, şeker, konserve meyve ve benzeri
rafine şeker içeren tatlı ve yiyeceklerden uzak durun.
* Sebze, yulaf ve meyvelerdeki gibi çözünebilir lifler,
bağırsaklarınızın glikozu (şekeri) istikrarlı ve eşit bir şekilde
emmesine yardım eder.
* Tuz alımını azaltmanız, kan şekeri seviyelerini düşürür.
* Egzersiz, kan şekeri seviyelerini düşürür.
* Stres, kan şekeri seviyelerinde oynamalara neden olabilir.
* Kan şekeri seviyeniz aşırı düşerse ve sersemlik, baş dönmesi, kusacak
gibi olma hisleri duyarsanız, bir su bardağı portakal suyu için.
Neredeyse anında kan şekeri seviyenizi yükseltir ve birkaç dakika içinde
de semptomların yok olmasını sağlar.
Dr. Sears, beslenmenizde şekeri dengeleyici etkiye ulaşmak için her
öğünde yüzde 30 protein, yüzde 40 kompleks karbonhidrat ve yüzde 30
tekli doymamış yağ yemenizi önermektedir. Kilonuza, vücut kütlenize ve
hareket seviyenize bağlı olarak özel protein ihtiyacınızı hesaplamayı
gösteren The Zone adlı kitaptaki formüllerle diyetinizi daha da rafine
hale getirebilirsiniz.
30-40-30 oranlarını kullanarak dengeli beslenmeye bugün başlayabilir, saç kaybını önlemede destekleyici bir iç ortam yaratabilir ve tüm vücut sağlığınıza katkıda bulunabilirsiniz.

