Alternatif ve tamamlayıcı tedaviler.
Prostat
hastalıklarında erken teşhis ve en uygun tedaviyi uygulamak önemlidir.
Ancak bunlardan daha önemlisi hastalıkdan korunmadır. Bazı
hastalıklardan nasıl korunulacağı bilinmeyebilir.
Bu
durum özellikle kanserlerde geçerlidir. Kalıtsal hastalıklarda da
yapacak şeyler sınırlıdır. Yine de bir çok hastalığın sebebi ve
hastalığa eğilimi arttıran riskler bellidir. Bunlardan kaçınılması
hastalıklardan koruyacaktır.
Hastalıklardan korunmak,
sağlıklı olabilmek için gerekenler:
- Temiz çevre (temiz hava, temiz su),
- Doğal ve dengeli beslenme,
- Aktif bir yaşam tarzı, düzenli hareket,
- Zararlı alışkanlıklardan (sigara, alkol gibi) kaçınmak.
Prostat Hastalıklarında Alternatif ve Tamamlayıcı Tıbbın Faydası Var mıdır?
Alternatif
ve tamamlayıcı tıbbın faydaları diğer hastalıklarda olduğu gibi prostat
hastalıklarında da tartışılan konudur. Bazıları bu tedavileri tamamen
reddederken bazıları da modern tıbbı reddedip her hastalığı bunlarla
tedavi edilebileceğini iddia etmektedirler. Doğada bulanan bir çok
madde ve bitki, şifanın kaynağıdır. Bunlar asırlardır kullanılmıştır ve
modern tıp da günümüzde kullandığı bir çok ilacı doğadan elde
etmektedir. Modern tıbbın henüz keşfetmediği bazı doğal ilaçların
olabileceği kabul edilmelidir. Prostat hastalıklarında kullanılan bazı
ilaçlar bilimsel kriterlerle araştırılmış ve faydası gösterilmiştir.
Ancak bunlar çok sınırlıdır.
Geleneksel
olarak kullanılan bir çok ilacın, doğal yöntemlerin araştırılmaya
ihtiyacı vardır. Prostat hastalıklarında etkisi kanıtlanmış doğal
maddeler hem koruyucu hem de tedavi amaçla kullanılabilir. Bunlar
kullanılırken modern tıbbın önerdiği tedaviler ihmal edilmemelidir.
Prostat hastalıklarında kullanılan alternatif ve tamamlayıcı
tedavilerin faydası konusu dikkatle değerlendirilmelidir. Bu konularda
çalışan kişi ve kurumların alternatif ve tamamlayıcı tıp yöntemlerinin
başarısını olduğundan fazla gösterme eğilimindedirler. Bu nedenle
bilimsel kurallara göre yapılmış çalışmalar dışında abartılı iddialar
itiyatla karşılanmalıdır. Hatta bilimsel dergilerde yayınlanmış bir çok
makalenin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğine dikkat edilmelidir.
Prostat Kanseri ve Beslenme
Az
yağlı, sebze, meyve ve tahıllardan oluşan beslenme prostat kanseri
riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Amerika Kanser Derneği hayvansal
kaynaklı yağların sınırlandırılmasını tavsiye etmektedir. Kırmızı et,
süt ürünleri, doymuş yağlar ve yumurta sarısı diyette azaltılmalı yada
tamamen kaldırılmalıdır. Prostat kanserinden korunmak için günlük
kalorinin, her biri 500 kalori olmak üzere üç öğüne sınırlanması ve 3
kez 100 kalorilik ara besinlerle günlük kalorinin 1800 ü aşmaması
önerilmektedir.
Kalori
miktarı aktiviteye göre de ayarlanmalıdır. Bu şekilde şeker hastalığı,
tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği, kalp hastalıkları gibi bir
çok hastalıktan korunulabilir. Prostat kanseri ve kalori miktarı
arasında ilişki olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Kalori
alımındaki %20-40 arasındaki bir azalma bile prostat kanser
hücrelerindeki ölüm hızında artmasına, kanserdeki damarlanmanın ve
böylece gelişmesinin azalmasına neden olduğu bildirilmektedir.
Prostat Kanseri ve Vitaminler
Bazı çalışmalar, günde 50 miligram (75
IU) E vitamininin prostat kanseri riskini azalttığını
göstermektedir(3). Prostat kanserli hastalara günde 400 IU d-alpha
tocopherol (E vitamini) ve 210 mg gama tocopherol kullanması tavsiye
edilmektedir(4). E vitamini prostat kanserinin görülme sıklığını
(insidens) %32 ve prostat kanserinden ölüm riskini %41 azalttığı
belirtilmektedir.
Prostat Kanseri ve Selenyum
Prostat kanserinin önlenmesinde ve
tedavisinde selenyum değerli bir maddedir. Sarımsak ve soğanda bulunan
selenyumun günde 200 mcg miktarında alınması önerilmektedir. Günde 200
mcg selenyumun ve E vitaminin her erkeğin 25 yaşından sonra yaşam
boyunca alması gerektiğini bildiren çalışmalar mevcuttur. Bir çalışmada
selenyum prostat kanseri sıklığını %63.5 oranında azalttığı
belirtilmektedir.
Prostat Kanseri ve Domates
Antioksidan
olarak adlandırılan maddeler hücrelerdeki DNA nın hasarlanmasını
önlemektedir. Bu maddeler prostat kanseri riskini azaltabilir.
Lokopenler (Lycopenes) antioksidanlardan olup prostat kanseri riskini
azalttığı öne sürülmektedir. Bunlar domateste, greyfurt ve karpuzda
bulunmaktadır. Bir çalışmada 10 veya daha fazla porsiyon domates (bir
porsiyon yaklaşık orta boy bir domates kadardır) yiyenlerde prostat
kanseri görülme oranının %41 azaldığı, 4-7 porsiyon domates yiyenlerde
ise prostat kanseri görülme oranının %22 azaldığı belirtilmektedir.
Domatesin
taze domates, domates suyu, salça olarak kullanılmasın aynı etkiyi
göstermektedir. Prostat Kanseri ve Çilek Prostat kanseri riskini
azaltan bir başka besin de çilektir. Haftada bir porsiyon çilek
yiyenlerde prostat kanseri riskinin %20 azaldığı öne sürülmektedir.
Prostat Kanseri ve Çilek
Prostat kanseri riskini azaltan bir
başka besin de çilektir. Haftada bir porsiyon çilek yiyenlerde prostat
kanseri riskinin %20 azaldığı öne sürülmektedir.
Kabak Çekirdeği
İyi huylu prostat büyümesi olan bazı
hastalar, kabak çekirdeğinin kendilerine iyi geldiğini
belirtmektedirler. Yurt dışında kabak çekirdeği bitkisel ilaç haline
getirilerek satılmaktadır.
Saw Palmetto
Tropikal bir bitki olan saw palmetto
(Seranoa serrulata or Seranoa repens) iyi huylu prostat büyümesinde
kullanılmaktadır. Bu bitkinin Amerika ve Avrupa’da kullanımı yaygındır.
Prof.Dr.Ali İhsan Taşçı
Türkiye Hastanesi Üroloji Servisi